ARAÇ DEĞER KAYBI DAVALARI

ARAÇ DEĞER KAYBI NEDİR?
Meydana gelen trafik kazası neticesinde aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasında oluşan farka araç değer kaybı denmektedir. Her ne kadar kazadan sonra aracınız onarılsa ve işlemden geçerek yenilense de kazadan önceki haline göre ekonomik değerinde düşüş yaşanmaktadır. Yargıtay da araç değer kaybını ; ” aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark ” olarak tanımlamaktadır. ( Yargıtay 17. HD 2015/18959E-2016/5661K T:09.05.2016)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2001/12342E., 2002/3124K., 18.03.2002 T. Kararı: “…Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.’’
Araç değer kaybı davaları yasal dayanağını Türk Borçlar Kanunu m.49 ‘da Haksız Fiil Sorumluluğundan almaktadır. Buna göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak burada zamanaşımı sürelerine de dikkat edilmesi önem arz etmektedir. TBK m.72 uyarınca ; “zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” Yine aynı şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinin 1. fıkrasında da ; ” Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” belirtilmiştir. Bu sebeple de zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması ve etkili bir hukuki süreç yürütmek için uzman desteğinden faydalanmak önemlidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/7239E-2017/8442K sayılı ve 02/10/2017 tarihli kararı ; “…2918 sayılı KTK’nın 109/1. maddesi hükmüne göre “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar”. Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 04.03.2011 tarihinde meydana geldiği, olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı dosya kapsamıyla sabittir. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu; davacı tarafın gerek davaya gerekse ıslah talebine konu ettiği maddi tazminat taleplerini 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürmesi gerektiği de aşikardır.
Bu durum karsısında; davacı tarafın, davaya konu ettiği alacak miktarlarını 24.06.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle artırdığı; davalı …Ltd. Şti. vekilinin (ıslah dilekçesinin usulüne uygun şekilde 28.10.2013 tarihinde tebliği üzerine) süresi içinde verdiği dilekçeyle, ıslahla artırılan kısım yönünden zamanaşımı def’ini ileri sürdüğü; davacının ıslah yoluyla taleplerini artırdığı tarihin KTK’nın 109/1. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra olduğu gözetilerek; ıslah yoluyla artırılan kısımlar yönünden zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir…”
ARAÇ DEĞER KAYBINI TALEP ETME ŞARTLARI NELERDİR?
Araç değer kaybını talep edebilmek için en önemli şart talepte bulunanın meydana gelen kazada kusursuz veya daha az kusurlu olması gerektiğidir. Eğer talepte bulunan %100 kusurlu ise ne yazık ki değer kaybı talebi reddedilecektir. Bunun haricinde kazanın talep tarihinden önceki 2 yıl içinde meydana gelmesi, somut bir maddi zararın varlığı , aracın pert olmamış olması ve hasar gören parçaların daha önceden hasar görmemiş olması da diğer şartlar arasındadır.
Öncelikle kazada kusurlu olan aracın zorunlu trafik sigortasına başvuruda bulunulması gerekmektedir. Sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketinin ödeme yapmaması veya eksik ödeme yapması halinde ise öncelikle zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmalı akabinde de dava açılmalıdır. Açılacak dava sigorta şirketine yöneltilecekse Asliye Ticaret Mahkemeleri , araç sürücüsüne veya aracın sahibine yöneltilecekse ve bu kişiler de tacir değilse Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır.
ARAÇ DEĞER KAYBI HESAPLANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR ?
Anayasa Mahkemesinin 14 Şubat 2023 tarih ve 32104 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 29/12/2022 tarihli 2021/82 Esas ve 2022/167 Karar sayılı ilamı; 09/06/2021 tarihli ve 7327 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18.maddesiyle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesinin birinci fıkrasına eklenen iki cümlenin ve 90.maddesine eklenen 2.fıkranın iptali istemi ile yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesi, ilgili değişikliklerin “Anayasa aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin işbu iptal kararı gereği tüm değer kaybı talepleri açısından, hesaplamasının gerçek piyasa değerlerine göre hesap edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca muhatap , zarar görenin uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup hasar bedeli tespit edilirken sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen ıskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. Tüm bu hususlara yargılama aşamasında oldukça dikkat edilmeli ve düzenlenen bilirkişi raporu iyi incelenerek hatalı hesaplamaların önüne geçilmelidir. Değer kaybı hesaplamasının gerçek piyasa değerlerine göre, araç rayiç değerinin piyasa şartlarına göre belirlenerek, araçta hasar gören tüm parçalar hesaplamaya dahil edilerek ve işçilik bedellerine de KDV ilave edilerek yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2022/67E-2022/2903K sayılı ve 21/02/2022 tarihli kararı : “…Dava, trafik kazası nedeniyle araç değer kaybından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 16/05/2016 tarih, 2015/18622 Esas ve 2016/5983 Karar sayılı ilamında özetle; davacıya ait aracın davaya konu hasar dosyası da ilgili yerden getirtildikten sonra, aynı bilirkişi heyetinden, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el satış değerinin tespiti ve aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespit edilmesinden sonra aradaki farkın hesaplanarak değer kaybı miktarının bulunması hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir…”
İZMİR AVUKAT
Sigorta ve tazminat hukuku alanında uzman avukat olarak trafik kazalarından doğan tazminat davalarında , araç değer kaybı davalarında ve ilgili arabuluculuk süreçlerinde Turgut Hukuk&Danışmanlık&Arabuluculuk Uzman kadrosu ile en iyi şekilde hukuki hizmet vermektedir. Bu süreç özel uzmanlık gerektirmekte olup herhangi bir hak kaybına uğramamanız adına hukuki destek için bizimle iletişime geçiniz.
